• KIZILOT Tax Law Office

Boşanma Karşılığında Alınan Tazminatların Vergi Kanunları Karşısındaki Durumu(Hukuk Köşesi)

I- GİRİŞ

Boşanma karşılığında tazminat olarak intikal eden menkul ve gayrimenkul malların, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu (VİVK) ve Gelir Vergisi Kanunu (GVK) karşısındaki durumu, en çok merak edilen konular arasında yer alıyor.

Boşanma neticesi alınan boşanma tazminatlarının, mal ve paralar ile nafakaların kişiye, vergisel açıdan ne gibi yükümlülükler getireceği ya da hangi sebeplerden dolayı yükümlülük getirmeyeceği önemli bir konu. Bu yazımızda, konuyu gerek ilgili vergi kanunları gerekse Maliye Bakanlığı’nın (1) Özelgesi ışığında açıklamaya çalışacağız.


II- VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ KANUNU (VİVK) AÇISINDAN DEĞERLENDİRME

Bildiğiniz gibi normal şartlar altında bir malın ya da paranın bağışlanması vergiye tabi olmamaktadır. VİVK’e göre; malların veraset yoluyla veya her ne suretle olursa olsun, ivazsız (karşılıksız) bir şekilde bir şahıstan diğer bir şahsa intikali, veraset ve intikal vergisine tabidir. Verginin mükellefi ise malı edinen kişi olmaktadır.

Aynı Kanun’un 2/d maddesinde ise ivazsız intikal deyimi, hibe (bağış) yoluyla ya da herhangi bir tarzda olan ivazsız iktisapları (karşılıksız edinimleri) ifade etmektedir. Maddenin parantez içi hükmüne göre, maddi ve manevi bir zarara karşılık verilen “tazminatlar”, ivazsız intikal olarak değerlendirilmemektedir.

Bir kimsenin, edindiği istifadeye karşı, bir yükümlülük altına girdiği hukuki muameleler, “ivazlı hukuki muameleler”dir. Bu durumun, hukuki anlamda, bir protokol ya da sözleşme ile belirlenmesi gerekmektedir. Boşanma nedeniyle verilecek mal ve paralarla ilgili sözleşme ya da protokollerin de hakim tarafından onaylanması, bir geçerlilik şartıdır.

Sonuç itibariyle, boşanma nedeniyle verilecek mal ve paraların “boşanma koşulu” karşılığında bir tazminat olarak intikal ettiği durumlarda, “ivazlı intikal” söz konusu olmaktadır. Bu da veraset ve intikal vergisinin konusuna girmemektedir.


III- GELİR VERGİSİ KANUNU (GVK) AÇISINDAN DEĞERLENDİRME

Zihinlerde soru işareti yaratan başka bir konu da boşanma sonucu alınan nafakaların, GVK karşısındaki durumunun ne olacağıdır.

GVK’nın 25. maddesinin 8. bendinde; “Nafakaların, alanlar için gelir vergisinden müstesna olduğu” hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre; nafaka alanlar, tutarı ne olursa olsun, aldıkları nafakalardan dolayı, gelir vergisi ödemezler. Daha açık bir anlatımla; nafakalar, ister kanun hükmüne göre isterse mahkeme kararına göre ödensin, alanlar yönünden gelir vergisine tabi değildir.


IV- ÖZELGE IŞIĞINDA DEĞERLENDİRME

Konuyu, ilgili vergi kanunlarının yanı sıra bir de, Maliye Bakanlığı’nın Özelgesi ışığında değerlendirmek yerinde olacaktır.

Maliye Bakanlığı’nın 02.09.1998 tarih ve 6026-107-31476 sayılı Özelge’de, boşanma karşılığında tazminat olarak intikal eden menkul ve gayrimenkul malların, veraset ve intikal vergisinin konusuna girip girmeyeceği konusu açıklığa kavuşturulmuştur. Özelge’deki ifadeler aşağıdaki gibidir:

Bilindiği üzere; 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu’nun birinci maddesinde, “Türkiye Cumhuriyeti tabiiyetinde bulunan şahıslara ait mallar ile Türkiye’de bulunan malların veraset tarikiyle veya herhangi bir suretle olursa olsun ivazsız bir tarzda, bir şahıstan diğer şahsa intikali veraset ve intikal vergisine tabidir.” denilmektedir.

Aynı Kanun’un ikinci maddesinin, (d) fıkrasında da ivazsız intikal tabirinin, hibe yoluyla veya herhangi bir tarzda olan ivazsız iktisapları ifade ettiği açıklanmış, maddenin parantez içindeki hükmü ile de maddi ve manevi bir zarara karşılık verilen tazminatların ivazsız intikal mahiyetinde sayılmayacağı hükme bağlanmıştır.

Bu hükümlere göre, malların veraset yoluyla veya her ne suretle olursa olsun ivazsız bir şekilde bir şahıstan diğer şahsa intikali veraset ve intikal vergisine tabi olup, verginin mükellefi olabilmesi ve kendisinden beyanname istenebilmesi için veraset yolu ile veya ne suretle olursa olsun ivazsız bir şekilde mal intikal etmesi gerekmektedir.

Anılan madde hükmünde açıklandığı üzere, ivazsız intikaller veraset ve intikal vergisinin konusuna girmekte, ivazlı intikaller ise bu vergiye tabi olmamaktadır.

“İvaz” sözlük anlamında “karşılık” deyimini ifade etmekle beraber, “eda” veya “edim” olarak da kullanılmaktadır.

İvazlarına göre, hukuki muameleler “ivazlı hukuki muameleler” ve “ivazsız hukuki muameleler” biçiminde bir ayrıma tabi tutulmaktadır.

Bir kimsenin edindiği istifadeye karşı, bir yükümlülük altına girmediği muameleler, “ivazsız hukuki muameleler” dir. Hibe (bağışlama) durumunda kendisine bir şey bağışlanan kimse, mamelekinden bir şey çıkmadan veya kişisel bir yükümlülüğe girmeden, bir malın mülkiyetini iktisap etmektedir.

Bir kimsenin edindiği istifadeye karşı, bir yükümlülük altına girdiği hukuki muameleler ise “ivazlı hukuki muameleler”dir.


Diğer taraftan, Medeni Kanun’un 143. maddesinde, “Mevcut ve hatta muntazar bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kabahatsiz karı veya kocanın, kabahatli olan taraftan münasip maddi bir tazminat talebine, hakkı vardır. Bundan başka, boşanmaya sebebiyet vermiş olan hadiseler, kabahatsiz karı veya kocanın şahsi menfaatlerini ağır bir suretle haleldar etmiş ise hakim manevi tazminat namiyle muayyen bir meblağ dahihükmedebilir.” denilmektedir. Aynı Kanun’un 150. maddesinin beş numaralı bendinde ise boşanma veya ayrılığın fer’i hükümlerine dair iki taraf arasında akdedilen mukavelat, hakimin tasdikine iktiran etmedikçe muteber olmayacağı öngörülmektedir.

Olayımızda, “…. Mahkemesinin Esas No: … Karar No: … sayılı boşanma kararı ile tarafların boşanmalarına, eşler arasında düzenlenen protokole göre, kocanın sahibi bulunduğu menkul ve gayrimenkul malların ….’na intikal ettirileceğine karar verilmiş ve mahkeme tarafından protokol kabul edilmiştir.


Bu itibarla, … Mahkemesi’nde … ile …’nun boşanmalarına karar verilmiş ve boşanmanın fer’i hükümleri çerçevesinde, Medeni Kanun’un 150/5. maddesi hükmü uyarınca söz konusu sözleşme hükümlerinin gerçekleştiği anlaşılmıştır.

Bu açıklamalar çerçevesinde, protokolde belirtilen mallar …’dan …’na boşanma koşulu karşılığında bir tazminat olarak intikal etmiştir. Dolayısıyla da ortada ivazlı bir intikalin varlığı söz konusu olduğundan, veraset ve intikal vergisinin konusuna girmemektedir.”


V- SONUÇ

Sonuç itibariyle, gerek ilgili vergi kanunları gerekse Maliye Bakanlığı Özelgesi’nin incelenmesi sonucu gelinen nokta; boşanma neticesi edinilen para, mal, nafaka ve tazminatların, “ivazsız intikal” olarak nitelendirildiği ve bu nedenle de veraset ve intikal vergisi ile gelir vergisi açısından, kişiye, bir yükümlülük getirmeyeceğidir.


(1) MB.’nin, 02.09.1998 tarih ve 6026-107-31476 sayılı Özelgesi (Özelge’nin tam metnine, Yaklaşım’ın elinizde bulunan sayısının “Özelgeler” bölümünde yer verilmiştir.

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

VERGİ HUKUKU, TİCARET HUKUKU VE CEZA HUKUKU AÇISINDAN BELGE

I-GİRİŞ Vergi Usul Kanunu’nun 359. Maddesi çerçevesinde hüküm altına alınan suçların oluşması için bu suçlara konu olan belgelerin vergi hukuku, ticaret hukuku ve ceza hukuku merceğinde de incelenmesi