• KIZILOT Tax Law Office

Şubeye Ait Kazancın, Serbest Bölge Kazanç İstisnasından Yararlanabileceği(Hukuk Köşesi)

I- GİRİŞ

3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu’nun birinci maddesinde, Serbest Bölgelerin kuruluş amaçları; Türkiye’de ihracat için yatırım ve üretimi artırmak, yabancı sermaye ve teknoloji girişini hızlandırmak, ekonominin girdi ihtiyacını ucuz ve düzenli şekilde temin etmek, dış finansman ve ticaret imkanlarından daha fazla yararlanmak olarak ifade edilmiştir.


Serbest bölgeler; ülkeye yabancı sermaye ve teknolojilerin getirilmesine imkan sağlayacak uygun zeminin oluşturulması, sanayicinin ihtiyaç duyduğu bazı hammadde ve ara malların kolaylıkla, istenilen miktarda ve zaman kaybı olmadan temini, sağlanan teşvik ve avantajlarla düşük maliyetli mal üretimi ve ihracı, Türkiye dışından gelen malların transit olarak diğer ülkelere satımı, yeni istihdam olanaklarının yaratılması ve ihraç ürünlerinin ihracatını kolaylaştırmak ve hızlandırmak bakımından bir basamak olması fonksiyonlarını görmektedir. Serbest bölgeler, gelişmiş altyapıları, hızlı işleyen idari sistemleri ve avantajlı coğrafi konumlarıyla bu amaçları gerçekleştirecek en uygun araçlardandır.

Serbest bölgelerin faaliyet göstermelerinin en temel nedenleri olarak; yabancı sermaye ve teknoloji girişini hızlandırıp, ekonominin girdi ihtiyacını ucuz ve düzenli bir şekilde temin ederek, ihracat için yatırım ve üretimi artırmak, dış finansman ve ticaret imkanlarından daha fazla yararlanmak gösterilebilir. Serbest bölgelerin fonksiyonları ise;


- Ülkeye yabancı sermaye ve teknolojilerin getirilmesine imkan sağlayacak uygun zeminin hazırlanması,

- Sanayicinin ihtiyaç duyduğu bazı hammadde ve ara malların kolaylıkla, istenilen miktarda ve zaman kaybı olmadan temin edilebilmesi,

- Sağlanan teşvik ve avantajlarla düşük maliyetli mal üretimi ve ihracı, yeni istihdam olanaklarının yaratılması, ihracatın kolaylaştırılması olarak sayılabilir.

II- SERBEST BÖLGEDE FAALİYET GÖSTEREN ŞUBEDEN ELDE EDİLEN KAZANCIN DURUMU

Uygulamada, zaman zaman karşılaşılan sorunlardan biri de serbest bölgede faaliyet gösteren şubeden elde edilen kazancın, “serbest bölge kazanç istisnası” olarak, indirim konusu yapılıp yapılamayacağına ilişkindir.


Çok sayıda firma, serbest bölgede faaliyet için, bir şube açmakta, bir takım ticari işlemlerde bu şube üzerinden gerçekleşmektedir. İşte bu aşamada, bazı inceleme elemanları, şubenin serbest bölge kazanç istisnasından yararlanamayacağı gerekçesiyle, matrah farkı bulmakta ve bu fark üzerinden de cezai vergi tarh edilmektedir.


Serbest bölgede faaliyet gösteren şubenin istisnadan yararlanıp yararlanamayacağı konusunda, İstanbul 8 No.lu Vergi Mahkemesi’nce (1);


“3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu’nun 6. maddesinde, serbest bölgelerin gümrük hattı dışında sayılacağı, bu bölgelerde vergi, resim, harç, gümrük ve kambiyo mükelleflerine dair mevzuat hükümlerinin uygulanmayacağı, işleticiler ve kullanıcıların yatırım ve üretim safhalarında Bakanlar Kurulu’nca belirlenecek teşviklerden yararlandırılabileceği, Türkiye’deki tam ve dar mükellef gerçek ve tüzel kişilerin serbest bölgedeki faaliyetleri dolayısıyla elde ettikleri kazanç ve iratların Türkiye’nin diğer yerlerine getirildiğinin Kambiyo mevzuatına göre tevsiki halinde de gelir ve kurumlar vergisinden muaf olduklarının belirtildiği olayda, davacı şirketin İstanbul Deri ve Endüstri Serbest Bölgesi’nde açtığı şubenin, faaliyet ruhsatının olduğu, özel fatura bastırdığı, satış hasılatını döviz olarak yurda getirdiği taraflar arasında ihtilafsız olup, gerçek ve tüzel kişilerin serbest bölgedeki faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar kurumlar vergisinden muaf olduğundan yapılan tarhiyatta isabet görülmediği gerekçesiyle vergi ve cezanın kaldırılmasına”

karar verilmiş, Danıştay Dördüncü Dairesi de; Vergi Dairesi Başkanlığı’nın, “Serbest bölgede faaliyet gösteren şubenin sadece ana merkezle ticari faaliyeti olduğunu, dolayısıyla elde edilen kazanç merkezin geliri olarak kabul edilmesi iddiasıyla, kararın bozulması” istemini reddetmiş ve serbest bölgede şubesi olan şirket lehine karar veren vergi mahkemesi kararını onamıştır (2).



III- SONUÇ

Yukarıda yapılan açıklamalardan ve dayanağı olan yargı kararlarından da anlaşılacağı üzere, serbest bölgede faaliyet gösteren şubeden elde edilen kazancın, “serbest bölge kazanç istisnası” olarak, indirim konusu yapılması gerekir.


(1)         İstanbul 8. Vergi Mahkemesi’nin, 27.04.2005 tarih ve E. 2004/2004, K. 2005/927 sayılı Kararı.

(2)         Dn. 4. D.’nin, 23.02.2006 tarih ve E. 2005/1467, K. 2006/296 sayılı Kararı (Kararın tam metnine, Yaklaşım’ın elinizde bulunan sayısının “Yargı Kararları” ile ilgili son bölümünde yer verilmiştir.)

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

VERGİ HUKUKU, TİCARET HUKUKU VE CEZA HUKUKU AÇISINDAN BELGE

I-GİRİŞ Vergi Usul Kanunu’nun 359. Maddesi çerçevesinde hüküm altına alınan suçların oluşması için bu suçlara konu olan belgelerin vergi hukuku, ticaret hukuku ve ceza hukuku merceğinde de incelenmesi