ÖNCE VERGİ MAHKEMESİNDE DAVA AÇILIP ARDINDAN TARHİYAT SONRASI UZLAŞMA İSTENEBİLİR Mİ?

01.12.2009 /
Av. Zuhal KIZILOT /
Yaklaşım Dergisi

I- GİRİŞ

Vergi uyuşmazlıklarının yaklaşık yüzde 80’i uzlaşma yoluyla çözülüyor. Uzlaşma, vergi uyuşmazlıklarının idari çözüm yollarından en çok başvurulanı durumunda. Özellikle tarhiyatla birlikte ceza kesilmesinin de söz konusu olduğu durumlarda, uzlaşmaya başvurulması oldukça yaygın.


Uzlaşma kapsamı dışında kalan, VUK’un 359. maddesindeki fiiller dolayısıyla yapılan tarhiyat ve kesilen cezalar dışında kalan vergi ziyaı cezaları için uzlaşma yoluna başvurulmadan dava açılmasına rastlamak neredeyse mümkün değil. Yasal anlamda bir zorunluluk olmamasına karşın, önce uzlaşmaya başvurulması adeta gelenek haline gelmiş durumda.

Bu yazımızda, uzlaşma görüşmeleri ile ilgili sonuçlara yer verilerek, mükellefin uzlaşmaya varmış olmasının yapılan işlemin doğruluğunu kabullenmek anlamına gelip gelmediği üzerinde durulacaktır. Ayrıca, aynı anda hem uzlaşmaya başvurulup hem de dava açılıp açılmayacağı konusu bir özelgeye de yer verilerek değerlendirilecektir.

II- UZLAŞMA SONUÇLARI

Uzlaşma komisyonlarının, vergi ve ceza tutarını indirme bakımından “sınırsız” yetkisi bulunmaktadır. Bu bağlamda, cezanın tamamını sıfıra indirebileceği gibi, vergileri de (hata varsa) sıfıra indirebilmektedir. Özellikle vergide yüksek oranda indirim ya da sıfırlama, yapılan incelemenin sağlam bir dayanağının bulunmadığını gösterir. 

Uygulamada, uzlaşma komisyonları, uzlaşma öncesinde dosyayı tetkik edip, vergi inceleme raporunu dikkatle okumakta, Maliye Bakanlığı Merkezi Uzlaşma Komisyonu, ilgili birimden de örneğin KDV konusundaki bir uzlaşmayla ilgili olarak KDV şubesinden görüş almakta, mükellefin iddialarını ve varsa yapılan ciddi hataları değerlendirmekte, buna göre de indirim oranını düşük ya da yüksek tutmaktadır.

Maliye Bakanlığı’nın 2008 yılına ilişkin yayınladığı faaliyet raporunda uzlaşma ile ilgili bilgiler aşağıdaki tabloda yer almaktadır. 

Tablodan da görüleceği gibi, yüksek tutardaki vergi ve cezaların görüşüldüğü Koordinasyon Uzlaşma Komisyonu ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesinde oluşturulan Merkezi Uzlaşma Komisyonu’nun;

● Vergi cezalarının ortalama yüzde 99,3’ünü,

● Vergilerin ise ortalama yüzde 74 ve 68’ini kaldırdığı görülmektedir.

Bir kez daha belirtelim buradaki indirim, yapılan vergi indirimlerinin ortalaması. Vergilerde, duruma göre yüzde 10 ya da 30, duruma göre de yüzde 90-99 indirim yapılmakta, ortalamasının da yüzde 74 ya da 68 olduğu göze çarpmaktadır.



III- UZLAŞMAYA VARILMASI KABULLENME ANLAMINA GELİR Mİ?

İlk bakışta, uzlaşmanın kabul etmesinin kabullenme olduğu görüşü benimsenebilir. Ancak, bu yaklaşım oldukça hatalıdır. Nedenine gelince, uzlaşma hem mükellef hem de idare açısından “sigorta” özelliği taşımaktadır.

İdare, dava açılması durumunda yıllar sonra alacağı (belki de hiç alamayacağı) paraya kısa süre içinde kavuşmaktadır. Bu bakımdan idare açısından uzlaşmaya varılması vergi ve ceza işleminin hatalı olduğunu göstermez.

Konuya mükellef açısından baktığımızda da benzer bir tabloyla karşılaşıyoruz. Uzun süren yargı sürecini beklemeksizin belli bir miktar ödemede bulunularak uyuşmazlığı sona erdirmek mükelleflerin çoğu tarafından tercih edilen bir yol durumunda. Mükelleflerin haklı oldukları durumlarda bile bu yolu tercih etmeleri, bir an önce belirsizliğe son verme isteğinden kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla uzlaşmaya varılması mükellef açısından da kabullenme anlamına gelmez.



IV- UZLAŞMA İLE BİRLİKTE DAVA AÇILMASI MÜMKÜN MÜ?

Normal koşullarda önce uzlaşma istenir. Uzlaşma sağlanırsa uyumazlık biter. Uzlaşma sağlanamazsa dava açılır. Bununla beraber, ihbarnameler tebliğ edildikten sonra, 30 gün içinde önce vergi mahkemesine dava açılması, ardından tarhiyat sonrası uzlaşma istenmesi mümkündür(1).

Konuya ilişkin verilen bir Özelgede de bu durum teyit edilmektedir. Söz konusu Özelge’de(2);

“Önce vergi mahkemesinde dava açılıp ardından uzlaşma talebinde bulunulması mümkündür VUK Ek Madde 7/2 ve Uzlaşma Yönetmeliği’nin 13. maddesi uyarınca, dava uzlaşma işleminin sonuca bağlanmasından önce vergi mahkemelerince incelenemez. Herhangi bir nedenle incelenir ve karara bağlanırsa bu karar hükümsüz sayılır. Uzlaşma sağlanırsa, durum vergi mahkemesine bildirilir ve dava incelenmeden reddolunur. Uzlaşma sağlanamazsa bu durumda vergi mahkemesine bildirilir. Mükellef uzlaşma gününden önce uzlaşma talebinden vazgeçerse, vergi mahkemesindeki dava kaldığı yerden devam eder.” görüşüne yer verilmektedir.

Özelge’de de belirtildiği gibi, uzlaşmaya başvurulup dava açılması halinde, dava esastan görüşülmemekte, ancak dosyanın tekemmülüne ilişkin süreç devam etmektedir. Uzlaşmanın sağlanmaması halinde davanın esastan görüşülmesine başlanmaktadır.



V- SONUÇ

Vergi uyuşmazlıklarının uzlaşma yoluyla çözülmesi uygulamada çok sık başvurulan bir yöntemdir. Uzlaşma görüşmelerinde uzlaşmaya konu olan uyuşmazlığın niteliğine göre, ciddi indirimlerin yapılması bu durumun nedenlerinden birisi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Uzlaşma hem mükellefler hem de idare açısından olumlu özelliklere sahiptir. Bu nedenle, uzlaşmaya varılmış olması her iki taraf açısından da kabullenme anlamına gelmez.

Uzlaşmaya başvurulup aynı zamanda dava açılması konusunda herhangi bir kısıtlama bulunmaktadır. Böyle bir yola başvurulması durumunda dava esastan incelenmemekte ancak hazırlık işlemleri sürmektedir. Böylece, sonradan dava açılmasına göre zaman kazanılmış olunmaktadır.

* Ankara Barosu Avukatı

(1) Şükrü KIZILOT, “Hem Dava Açılıp Hem de Uzlaşma İstenebilir mi?”, Hürriyet, 27.10.2009.

(2) MB.’nin, 21.10.2009 tarih ve 27/2792-413/99390 sayılı Özelgesi (Özelge’nin tam metni, Yaklaşım’ın elinizde bulunan sayısının “Özelgeler” bölümünde yer almaktadır.).

Yazar:Zuhal KIZILOT

Yaklaşım / Aralık 2009 / Sayı: 204